Hayata Dair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayata Dair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2012

Kim Demiş Panpan Tembeldir Diye ??!! :)))

Herkese merhaba. Son 20 gündür hiç bir tarif yada yazı eklemedim. Üzerimde tuhaf bir ağırlık ve içinde bulunduğumuz olaylar sebebiyle üzgünlük var. Depresif bir hal elimi ayağımı bağladı diyebilirim. Aslında çok da boş durmadım. Birçok tarif denedim, birçok lezzet tadındım :)

Birsürü fotoğrafım ve tarifim birikti yalnız paylaşımlarım sanırım bir ay kadar daha bekleyecek. Haftaiçi bir operasyon geçireceğim. İnşallah yakın zamanda kendime gelmek ve herşeye kaldığı yerden devam etmek istiyorum.

Kısacası, güncelleme yapmamama kızan izleyicilerime özürlerimi sunarım. Telafisi olacak inşallah.

Benim için dua edin.

Sağlıcakla  :)



01 Nisan 2012

Böyle bir saçmalık olabilir mi???? Oluyormuşş!!!

Kardeşlerim dahil bugün sınava giren herkese geçmiş olsun diyorum...ama aralarında biri var ki yaşadığı durum beni çok üzdü. Konuya bir an önce bir çözüm yolu getirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Cahil zihniyet çocukları bu saçma sapan kurallar yığını altında tek başlarına bırakmasın lütfen.




İzmir Batı Anadolu Çimento İlköğretim Okulunda YGS sınavına girecek olan Rüya Çıralı'nın hayalleri karnındaki şeker hastalarının taktığı cihaz sebebiyle yıkıldı.
Bir yıl boyunca YGS için çalışan 19 yaşındaki Rüya, babasıyla birlikte geldiği okula ÖSYM görevlisi H.G. tarafından dışarı çıkartıldığı gerekçesiyle şikayette bulundu.Şeker hastalarının rahatsızlanmasını önleyen cihazla yaşayan Rüya, "Önce sınava girdim. Sınav formumu doldurdum. Meyve suyu kullanmak için izin istedim. İzni verdiler. Daha önce de bu cihazla iki kere sınava alınmıştım. Özürlülerin gireceği yerde girmem gerektiğini söylediler. Sınavda görevli olan yetkililerden biri beni sınıftan çıkardı" dedi.


Rüya Çıralı ve babası Şenol Çıralı, olay üzerine 100. Yıl Polis Merkezi'ne gelerek sınav görevlisinin kendisini sınava almadığı iddiasıyla şikayetçi oldu. Baba Şenol Çıralı, "Kızımın bir senelik kaybını kim karşılayacak. Sağlık Bakanlığı bu aletin ne işe yaradığını bir açıklasın. Bomba mıdır nedir? Böyle cahillik olmaz. Bu işin sonuna kadar gideceğiz" diye konuştu.
Manisa Celal Bayar Üniversitesi'nde Biyoloji Bölümü öğrencisi olan Rüya Çıralı, amacının şeker hemşiresi olabilmek ve şeker hastalarına yardımcı olmak olduğunu söyledi. Rüya Çıralı, bir daha sınava girmeyi düşünmediğini sözlerine ekledi.


Böyle bir saçmalıktan ötürü, gencecik bir insanın koskoca bir yılı heba edilemez. Yetkililer bu duruma açıklık getirmeli ve Rüya'nın hakkını ona geri vermeli!

23 Ocak 2012

Bayat ekmek operasyonu...Yumurtalı,sütlü ekmek kızartması

Kramer Kramer' e Karşı :)

Herhalde çoğunuz severek yiyorsunuzdur yumurtalı ekmeği. Tarif edilecek bir tarafı yok sadece hoş bir anı olarak eklemek istedim. Yine de öğrenci arkadaşlar, bekar kardeşler yararlanabilir değil mi :)

Ne zaman yumurtalı ekmek yemek istesem ''Kramer vs. Kramer'' filmindeki, Ted Kramer'in ( Dustin Hoffman) oğlu için yumurtalı ekmek yapmaya çalıştığı sahne gelir aklıma :) Annemle izlemiştim bu filmi küçücük bir kızken. İzlemediyseniz tavsiye edilir.

Bayat ekmeklerin başarıyla değerlendirildiği bu yöntem labne, beyaz peynir, zeytin, reçel ve daha birçok kahvaltılıkla muhteşem gider. Afiyet olsun ;)

Kramer vs. Kramer :)

French toast or eggy bread is a dish of bread soaked in eggs and then fried. It is my favourite meal for breakfast.

All the time I remember ''Kramer vs. Kramer'' movie when I eat eggy bread. The scene was great fun that Ted Kramer tried to make french toast for his son Billy.



30 Aralık 2011

Zaman Geçer...

PanpanKedi' nin Oyuncakları...

Arabalara bayılırım. Kullanmayı da severim, onları konsolumun üzerinde sergilemeyi de. Her geçen yıl sayıları giderek artıyor ve her birinin ayrı bir hikayesi var.

Yıl biterken ben de arabalarıma baktıkça geçmiş güzel günlerimi hatırlıyorum :( Her birini alışımda duyduğum çocuksu sevinç beni 2012 ye getirmiş. Yeni yılımız , bu yeni dönem hepimiz için hayırlı olsun.

Daha iyi, daha merhametli ve daha sabırlı biri olabilmek dileği ile.


   Anneciğimin hediyesi...


   Müdürümün Hediyesi... Stuttgart Porsche Müzesi' nden. Rüya gibi değil mi :)


Sevgili eşimin hediyesi...Bana daha çok araba alacak :)


Canım kardeşim Pınar' ın hediyesi.


Kardeşim Kadir' in, bitanemin hediyesi...İngiltere' den dönerken ablasını unutmamış.


Bu da benim Kozyatağı pazarında görüp, sevimliliğine bayılıpta aldığım tostosum. Bunlar yalnızca bir kısmı, devamı da gelir belki...

Tekrar herkese iyi yıllar mutlu, sağlıklı zamanlar...


25 Kasım 2011

Bö! Turkcell 2011 BLOG ÖDÜLLERİ

Oy Verdiniz mi?

Bu sene ilk defa katıldığım Bö! için oylama süreci 2 Aralık' a kadar devam edecek ve en çok oy alan 10 blog (herkes kendi kategorisinde yarışıyor elbette) jüri tarafından değerlendirilecek.

Yaklaşık 4 senedir emek verdiğim 'PanpanKedi' me oylarınızla destek olursanız çok mutlu olurum.

Teşekkürler...





Oylama, ''blogodulleri.com'' sitesine üye olup cep telefonunuza gelen kodu hesabınızda doğruladığınızda gerçekleşiyor.





14 Kasım 2011

ÇAŞURLU OMLET

Sağlık...Diyet...Yemek...

Babaannemin köyden (Bayburt) benim için gönderdiği çaşuru yıllardır kullanırız. Çoğu kimsenin tadını dahil ismini bile bilmediği bu bitki, turşusu ve yumurtalı kavurmasıyla doğu karadenizde oldukça sevilen bir yiyecek.

Babaannem sürekli birşeyler gönderir bana, ''şekere iyi geliyor'' diye :) Ekşi elma, çaşur, kuşburnu vs..Hepsini de severek tüketirim  ama bu bitki her zaman ilgimi çekmiştir. Tadı hafif ekşimsi ve damağa değen bir aroması var. En çok yumurta ile tükettiğimiz bu bitkiyi öğle yemeklerimde yağsız omletimde kullanıyorum.

Siz omletinizi çaşurla hazırlamayabilirsiniz ama maydonoz,dereotu,roka gibi otlar da işe yarar.

Health ... Diet... Food

My grandma always sent me the various herbs from the village. She thinks this herbs very useful and healthy :) This herb's name is ''çaşur''...it has slightly sour taste. and I love eggs. Especially omelette.

I eat this meal at breakfast and lunch.

ingredients:

2 beaten eggs
a little grated cheese
and some herbs ( parsley or dill..etc.)


Mix all ingredients and than cook in the pan. No fat!

That's all! Enjoy your meal :)














30 Ekim 2011

Deprem Korkusu.

Herkese selam. Sanırım 1 haftadır yazı eklemiyorum çünkü son zamanlarda yaşadığımız acı olaylarla birlikte bizim de ne elimizi ne kalemimizi kıpırdatıcak halimiz kalmadı sanki.
Van depreminde hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah' tan rahmet diliyorum. Yardımlarımız, desteklerimiz ve nicesi, ihtiyaç sahiplerine zamanında ulaşır diye ümid ederken, ülkemizin en önemli ihtiyacının güçlü binalar,düzenli yerleşim ve eğitimli bir halk (deprem vb. afet durumları ile ilgili..) olduğuna inanıyorum. Tekrar tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun.

19 Ekim 2011

YÜREK YAKAN ACI!

Tüm şehitlerimize Allah' tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum.

Alışılagelmiş sloganvari sözlerin ve nefret sözcüklerinin hiçbirşeye çare olmadığını biliyor , yaşanan bu korkunç durumun biran önce son bulmasını için dua ediyorum. İçimizi acıtan bir üzüntü, yürek yakan bir acı ve insanı ürperten bir olayla karşı karşıya kaldığımız bu günlerin artık son olması tek dileğimdir.

Barış ve sağduyu ile yaşadığımız güzel günlere inşallah...

Tekrar tüm milletimizin başısağolsun.








16 Ağustos 2010

Bir Yaz Biter Yine Gelir...

YAZ ve YAZLA GELENLER... Zaman çabuk geçiyor ve yaz daha da hızlı... Ramazan sebebiyle evlere dönüş yapsakta bu yıl yaza dair aklımda kalanları sıralamak istedim nedense. Meraka mahal vermeyelim :)


Su Delisi Bir Çocuk :)



Limonii Tadlar... Limonlu Kek. En çok bu tarifi yaptım.




         Şaşkın                                                                                 Masum                        
              
Oyun Meraklısı Bir Kedi..


                                                                                                                                                                                            







                                                                                                                                                                      
Sürekli bahçemizde gezinen yalnız ve düşünceli bir horoz...Volta Zamanı :)


Çalışkan bir karınca...


Yolunu şaşırmış bir örümcek...Sütlü kahve :)


...ama yaz biter, yine gelir...



05 Temmuz 2010

Panpan Tavşan Harikalar Diyarı' nda...

FIRINDA KAŞARLI MANTAR  ... Öncelikle Fırında kaşarlı mantarımla söze başlamak istiyorum. Eğer siz, mantar sevenlerdenseniz..bu tarifi de muhakkak yapmışsınız yada yapacaksınız.  Tarifi aşağıdaki linki tıklayınca bulabilirsiniz. Çok hızlı, çok basit ama çok lezzetli bu tarifi muhakkak yapmanızı tavsiye ederim.

Bu arada, nerede bu mantarların pişmiş hali diyecek olursanız, hemen bitti :) Resimleyemeden yani.. Fırından çıktıklarında, kaşar peynirleri erimiş hatta iyice kızarmış, domates ve mantarın suyuyla oluşmuş harika bir sosu oluyor. Umarım bir dahaki sefere resimleriyle bitmiş halini de sunarım. Ayrıca bu tarifi tüm diyabetli arkadaşlarıma öneriyorum çünkü karbonhidrat değeri oldukça düşük ve bir o kadar lezzetli seçkin tariflerimizden.





Ve sıra benim Panpan Tavşanlarımda..Yazlığa bu sene pek gidemesem de ( iş malum) haftasonu bir iki gün de yetiyor. Bu sene 2 tatlı tavşanımız bahçemizde. Hangi sene bahçemizden kedi, tavşan civciv vs..eksik oldu ki zaten :)




Minik tavşanım,  Işıl' ın ( annecimm) bahçesini kıtır kıtır bitirirken:) En çok da roka, pazı ve dereotunu seviyorlar.





Az önce de bahsettiğim gibi bahçemizden kedimiz, köpeğimiz, kuşumuz tavşanımız eksik olmaz. Eee, bu yüzden birarada yaşamayı öğrenmeliler. İki yavru da birbirlerini dikkatlice süzüyor. Aslında niyet oyun oynamak ama bir cesaret..









                                                                                                                                                                                                                         
                                                                                                                                                                               

                                                                                                                                                                        Ve oyun faslına geçilemeyince herkes kendi köşesine çekilir. Minik kediler de enerji fazlası var. Ağaçlara   tırmanıp duruyorlar :) Bir tanesini böyle yakaladım.






27 Haziran 2010

LALENİN YOLCULUĞU

Lale, yolculuğuna bir damla su ile başlar..

'' Tarih sayfalarında karşımıza çıkan olaylar, zaman zaman inanılması son derece güç olan özellikler ihtiva eder. Bunlar arasında, belki de bir milletin tarihinin belli bir dönemine isim vermiş olan, güzelliğiyle, zengin ,fakir herkesi olmadık hayaller peşinde sürükleyen bir çiçeğin macerası oldukça dikkat çekicidir.

Kaynaklarda, anavatı Orta Asya olduğu belirtilen bu çiçeğin, insanlar tarafından tam olarak hangi tarihte yetiştirilmeye başlandığı konusunda kesin bir bilgi yoktur. 1050 tarihinde, lalenin İran' da son derece gözde bir çiçek olduğu bilinmektedir. Ömer Hayyam' ın rubailerinde kusursuz kadın güzelliğinin bir metaforu olarak karşımıza çıkan lale, başka şairlerin şiirlerinde de kendisini göstermeye başlar.

Anadolu' da laleyi şiirlerinde ilk kullanan şair ise Mevlana Celaleddin- i Rumi' dir.

Sadece doğuda değil batıda da, bu çiçek aşkın ve tutkunun simgesidir.

Saray ve ev duvarlarındaki süslemelerde, giysilerde, çinilerde, vazolarda, halılarda ve daha birçok yerde sıkça süsleme motifi olarak kullanılan lalenin, nazardan ve kötülüklerden koruduğuna inanılan bir simge olduğu düşüncesi oldukça ilginçtir.''





Lalenin taşıdığı teklik anlamı her şekilde kendini gösteriyor. Aşağıda iki ayrı tomurcuk...













'' Elbette lalenin Türk toplumunda değer görmesinde, güzelliği, zarafeti yanında çok başka nedenler olmalıdır. Onu, bahçelerde yetişen diğer çiçeklerden ayıran ve onu bir milletin gözünde kutsal hale getiren bazı özellikler vardır.

Lale kelimesinin Osmanlıca yazılışı ile Allah kelimesinin Osmanlıca yazılışında aynı harflerin kullanılması, her ikisinin de ebced hesabıyla 66 sayısını vermesi, bunların yanında lalenin tersten okunuşunun hilal kelimesini vermesi, hilalin ise Osmanlı' yı ve İslamiyeti simgelemesi, sadece bir kök ve bir çiçeğinin olması dolayısıyla tevhidi hatırlatması, Osmanlı toplumunda lalenin farklı bir sevgiyle yetiştirilmesine neden olur.''


...ve diğer lalem...


...ve son...mor lalem.



...iki farklı lale bir saksıda. üçüncüsü ise daha geç çiçeklendi.


Lale, yolculuğuna bir damla su ile başlar ... ve zamanla bir tutkuya dönüşür.

 
Not: Tırnak içerisinde verdiğim tüm bilgiler, Işılay Pınar Yıldırım' ın  '' Lale Devri' nde Kültür ve Edebiyat'' konulu Yüksek Lisans Tezi' nden alınmıştır.